
Mehmet Fiskeci
Bağrıaçık neden istifa etti, niçin zehir zemberek açıklamalarda bulundu?
Bir kere, baştan 3. olağan genel kurul salonuna gelmesi, yönetime girmesi hata idi. O gün, Büyükşehir Belediyespor’un genel kurulu olduğunda orada idik. Spora verdiği hizmetleri önemsediğim sayın Mehmet Bağrıaçık kardeşimiz, en arka sıralara oturmuş, sanki patlayacak bomba, sanki yola döşenmiş bir mayın, sanki sefere çıkacak hazır kıta askeri, sanki bir şeylerin olabileceği sezgisini yüklenmiş kaplan gibi beklerken, Allah var herkes onunu yönetimde olmasının spor adına önemli ve ciddi bir kazanç olduğunu düşünmüştü.
Genel kurulun olduğu gün, Başkan Cemal Tanrıverdi de, bunu dile getirmiş, hatta daha ileri giderek, bu genel kurulun Mehmet Bağrıaçık için yapıldığını birkaç kez yinelemişti.
Tabi sayın Bağrıaçık sıradan biri değildi. ASKF’nin senelerdir başkanlığını yürütmüş, az veya çok, iyi veya kötü amatör spora katkı sağlamış bir isimdi ve markaydı.
Kulüp Başkanı sayın Cemal Tanrıverdi’yi de geçmişteki Doğru Yol Partisi dönemindeki siyasi birlikteliklerinden beri tanırdı. Tanrıverdi’nin gerek mesleki, gerekse özel hayatında yamukluk, bilerek yanlışlık olmadı, olmamıştı. Dürüsttü. Üstelik de babadan, dededen ve kayınpederi tarafından varlıklı bir insandı. Öyle üç beş kuruşa tenezzül edecek, iki kuruşluk adamlardan değildi.
*
Daha önce şu da konuşuldu ve sosyal medyada paylaşıldı bu, Mehmet Bağrıaçık’ın da Büyükşehir Belediyespor’a başkan olacağı meselesi…
Olabilirdi, sporu seven, gönül veren, vefalı kimselerin ve herkesin başkan olmaya, yönetime girmeye hakkı vardı ki, bu kulüp de Cemal Tanrıverdi’nin babasının malı değildi neticede.
O gün tek liste ile gidildi seçime. Cemal Tanrıverdi’yi uzun seneler tanıyan biri olarak, onunu beyefendiliğine, nezaketine, agresif olmayan duruşuna, hoşgörüsüne her zaman on üzerinden on puan vermiş biri olarak, zaten o gün de spordan, kulüp yöneticiliğinden anlamadığını söyledi kaç kez.
Yani Cemal Tanrıverdi kardeşimiz, bir spor dahisi, bir spor uzmanı, bir yetişmiş ve senelerdir yöneticilik yapmış bir kimse değildi, bunu da tekrarladı kaç kere. Bunu yaparken de, Bağrıaçık’a olan sevgisini, hürmetini gizlemedi hiçbir zaman.
*
Asıl çıngar genel kuruldan sonra çıktı, asıl patırtı genel kurulun yapıldığı saat 15’den sonra patlamış olmalı ki, Bağrıaçık kardeşimiz tatile gideceğinden dem vurarak, görevi kabul etmeyeceğini duyurmuş ve çekip gitmiş.
İstifa ile birlikte gelen zehir zemberek açıklamalar, ele avuca ve ağza alınmayacak hakaretler, ciddi iddialar, dedikodular, asılsız ve mesnetsiz iftiralar.
Ben Cemal Tanrıverdi kardeşimizin avukatı değilim, olamam ve onun da beni avukat tutmak gibi öyle bir niyeti yok zaten. İhtiyacı da yok. Nitekim 4 Ağustos günü, Kervanhan’da basın mensupları ile bu meseleye açıklık getirirken, spor yöneticiliği konusunda acemi olduğunu, hiçbir tecrübesinin bulunmadığını söylemesine rağmen, Bağrıaçık’ın bunu ısrarla ve iddialı biçimde ifadesi yanlıştı.
Bir başka yanlış da, madem yönetime girmeye niyeti yoktu, madem tatile gidecekti, madem içerde olanları bitenleri biliyordu, madem yanlışlıklar vardı, neden o sırada bunları ifade etmedi, neden dilek ve temenniler bölümünde çıkıp da harbi harbi meseleye açıklık getirmedi.
Tuttu, tatilde iken içindeki kini, nefreti kusmak istercesine, zehir zemberek istifada bulundu.
Allah var, o gece, çok sakin, mütedeyyin, uyumlu ve hoşgörüsü ile tanıdığım ve sevdiğim sayın Cemal Tanrıverdi, baksın açıklaması yaptığında, zaman zaman sinirlense de, hayatında agresif konuşmayı ve hareketi benimsemeyen biri olarak, arkasından söylenenler bayağı zoruna gitmişti.
*
Harbi, son söyleyeceğini peşin söyleyen biri olarak tanıdığımız Bağrıaçık,artık kimin gazına geldiyse, artık kimlerin lafı ile hareket edip bu açıklamayı yaptı ise, (ha, kimse yönetimde görev almak ve kimseye de illaki sen bu listede olacaksın diye dayatmak doğru değil. Zaten öyle de olmalı, yönetimde görev alması için Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Erkoç ile bile görüşüldü, kendisine bazı yetkiler ve sorumluluklar verileceği önceden biliniyordu.)kendisine görev alması için silah da dayanmadığına göre, spora yarardan çok zarar vermesini doğru bulmadım.
Kulüp başkanlığı niyeti var idiyse, liste ile çıkar, yarışır, nasip kısmet kendisinde olduğunda gelir koltuğa otururdu. Ancak olmadım diye, istifa ettim diye, arkadan zehir zemberek açıklamalarla insanları töhmet altında bırakmak, sayın Bağrıaçık gibi spora ciddi destek vermiş, katkı sağlamış, bu sektöre senelerini vermiş biri olarak yakışmadı.
İstifa edebilir, kendi tasarrufu, düşüncesi. Saygı duymak gerek. Lakin bu açıklamaları basın önünde yapsaydı, daha şık olurdu, o da ayrı bir mesele, ayrıntı…
Son söz, Cemal Tanrıverdi kardeşimdeki sabıra, hoşgörüye, tevazuya ve o kadar haklı ya da haksız eleştiriye rağmen gülümsemesine, eleştirileri ve ithamları olgunlukla karşılamasına da ayrıca şapka çıkarttığımı ve takdir ettiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.
NOT: Sayın Mehmet Bağrıaçık’ın ‘kral çıplak’ dediği basın açıklamasına ilişkin düşüncelerimi yarın paylaşmak istiyorum.