Maraşta Haber
dogalgazreklam
Maraşta Haber

Dağlara Vurur Yüreğim

YAYLANIN SESİNİN KARACAOĞLAN’IN NEFESİNİN DUYULDUĞU ESER: DAĞLARA VURUR YÜREĞİM Ali İhsan Kekeç… Karacaoğlan’ın içtiği sudan içmiş, saz çalıp türkü çığırdığı yerde büyümüş bir yayla çocuğu. Anadolu kültürü, iklimi ve coğrafyasını yüzüne, yüreğine ve diline yansıtan bir Anadolu insanı… Ve bütün bu hususiyetleri şiirlerine sinmiş bir şair… Ali ihsan Kekeç’in şiirini ilk defa, yayın yönetmenliğini yaptığım […]

Dağlara Vurur Yüreğim

04 Temmuz 2017 - 17:53A+A-


YAYLANIN SESİNİN KARACAOĞLAN’IN NEFESİNİN DUYULDUĞU ESER: DAĞLARA VURUR YÜREĞİM

Ali İhsan Kekeç… Karacaoğlan’ın içtiği sudan içmiş, saz çalıp türkü çığırdığı yerde büyümüş bir yayla çocuğu. Anadolu kültürü, iklimi ve coğrafyasını yüzüne, yüreğine ve diline yansıtan bir Anadolu insanı… Ve bütün bu hususiyetleri şiirlerine sinmiş bir şair…

Ali ihsan Kekeç’in şiirini ilk defa, yayın yönetmenliğini yaptığım Yeni Ufuk Dergisi’nde yayımlamış (2001), orada okumuştum. “Kafdağı” başlığını taşıyan bu şiirde, zengin bir birikimin, yetenekli ve kıvrak bir kalemin, dile hâkim bir şairin varlığını fark etmiştim.

Şimdi akrep burcudur yaşanan

Yıllar bir girdapta, sancılı zaman

Büyüdü eski çocuklar.

Uçup gittiler aradan

Eski zamanlara çekildi kuşlar.

Pahalı düşlerde pahalı oyuncaklar.

Çelimsiz omuzlarda

Geçim kaygısı var.

Sonraki yıllarda her karşılaşmamızda şiir çalışmasını sorar, şiirlerini kitaplaştırması konusunda teşvik etmeye çalışır ama her defasında mütevazı cevaplar alırdım. Oysa şiir enflasyonu yaşanan bir ortamda onun şiirleri görünmeyen veya kör ışık yayan yıldızların arasında Çoban Yıldızı gibi duruyordu. Şiirlerini kitaplaştırmasını arzu eder, “Bu vadide ben de varım!” demesini arzu ederdim.

O gün, bu gündür ki Ali İhsan Kekeç, tıpkı yetiştiği yayla toprağı gibi içten içe ama gür bir şekilde akan bir kaynakken yatağına sığmadı ve kara yer ile mavi gök arasında “Artık ben de varım!” diyerek şiirlerini “Dağlara Vurur Yüreğim” adıyla kitaplaştırdı. Eser, 176 sayfadan ve 122 şiirden oluşuyor.

Bir şairin başarısını anlamı şekle, şekli anlama kurban etmeden duygu, düşünce ve gözlemlerini en uygun şekille et tırnak misali dile getirmesinde ve özgün imgelerinde aramak gerekir. Bu bakımdan incelendiğinde Ali İhsan Kekeç’in şairlikteki ustalığını ve olgunluğunu görmek mümkün olacaktır.

Ali İhsan Kekeç, şiir geleneklerini tanıyan, kavrayan; bu geleneklerden nasıl istifade edebileceğini bilen ve geleneğe yaslanarak kendine özgü bir şiir yatağı oluşturma çabası içinde olan bir şairdir.

Şair, özellikle halk şiiri formatındaki şiirlerinde doğal ve akıcı bir üslupla duygu ve düşüncelerini en uygun şekil kabına koyarak okuyucuya sunuyor. Bu şekil kabında herhangi bir sızma, renklerinde solma, eğretilik görmek hemen hemen imkânsızdır.

Döner devran geçer devir

Bin can gider, bin can gelir

Zaman durur, renk körelir

Verilen mühlet konuşur.

Mısralarında olduğu gibi akıcı ve rahat bir söyleyişi vardır.

Şiirlerinin ekseriyeti Türk halk şiirinin koşma ve semai nazım şekliyle olmakla birlikte zaman zaman gazel tarzında zaman zaman da serbest tarzda şiirlere de rastlamaktayız.

Onun şiirlerinde,

Hey geri de deli gönül hey geri

Adana, İlbeyli, Göksun, Tekir’i

Otuz iki sancak, Diyarbekir’i

Acep gezsem ala gözlüm var m’ola

diyerek şairin yaylası olan Tekir’de sevdiğini arayan Karacaoğlan’ın sesi duyulmaktadır.

Ali İhsan Kekeç’in şiirlerinin büyük bir kısmının aşk ve tabiat temalarını işlediğini görmekteyiz. Şair tabiatı dışarıdan bakan değil, tabiatın içinde anılarıyla yaşayan bir gözle ele alıyor. Zira o tabiatın kucağında yetişmiştir. Yayla gibi sert ama yayla gibi duyarlı; yayla gibi içtendir. Nitekim gönlü her daim yayladan yanadır:

Çağşır kokuları bayılıyor mu

Şafakla yayıklar yayılıyor mu

Tuzlakta keçiler sayılıyor mu

Öter mi yamacında çanı yaylanın.

Ali İhsan Kekeç’in tabiat şiirlerinde bazen Bedri Rahmi Eyüboğlu’da da rastladığımız güçlü gözleme ve temasa dayalı duyarlılığı görmek mümkündür. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun,

Seni düşünürken

Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır

Deliler gibi dönmeğe başlar

Döndükçe yumak yumak çözülür

Çözüldükçe ufalır küçülür

Çekirdeği henüz süt bağlamış

Masmavi bir erik kesilir ağzımda

Dokundukça yanar dudaklarım

Mısralarında gördüğümüz güçlü gözlem ve bu gözlemlerin şair üzerinde bıraktığı izlenim, Ali İhsan Kekeç’in aşağıdaki mısralarında da görülmektedir:

Yaz geldi çiçek açtı

Meyveye durdu kara erik ağacı

Uzakta bir bahçe görsem

Durmaz ayağım elim…

Alca, morca iki erik benlendi bir dalda

Birini ben kopardım

Birini de sevgilim…

Bu gece düşte gördüm, sabahtan çıktım yola

Acaba her bahçede bir kara erik varm’ola?…

Ali İhsan Kekeç’in şiirlerine hâkim olan temalardan biri de aşktır.

Dünyada her bir şeyden geçerim amma…

Kör olası bir güzelden geçemem.

mısralarıyla gönlündeki güzele pencere açan şair, yer yer özgün imgelerle âşığın maşuka olan tutkusunu dile getiriyor:

 Mürüvvetsiz bir güzelin gök çekimine mi girdin?

Uyan kalbim yeryüzünde sabah oluyor.

Şairin aşk konulu şiirlerinde sevgili imajı Leyla’dır, Zühre’dir, Aslı’dır. Tıpkı Mecnun gibi sevgiliden gelen belayı şifa olarak gören bir yaklaşımı vardır aşka:

Bir ebru bakışınla aşığın, taze canlar buluyor

Senden gelen cefayı cana minnet biliyor.

Sevgilinin fizikî portresini de tabiat ögeleriyle betimliyor:

Ter-ü taze dudaklar bir güle nazire mi?

Neden gül simadan önce gözler gülüyor?

Ali İhsan Kekeç, divan şiir geleneğinin şekil özelliklerinden de istifade ederek onu günümüz şiir dilinin özellikleriyle yoğuruyor. Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Çınarlı, Bahaettin Karakoç, Nurullah Genç gibi şairlerin şiirlerinde gördüğümüz gazel tarzında modern söyleyişleri Ali İhsan Kekeç’in şiirlerinde de görmekteyiz:

Anamın sandığında saklı tülden geçemem

Baba ocağından kalan külden geçemem

 

Naylondan kumaşlar sıkıyor beni

Nenemin dokuduğu şaldan geçemem.

 

Öte dursun majörlü, minörlü sesler

Kırık sazımdaki telden geçemem.

Yukarıdaki mısralarda da görüldüğü üzere gibi bazı şiirlerinde bizi biz yapan kültürel değerlerimize olan saygısını ve sevdasını dile getirir. Tıpkı Türküler şiirinde olduğu gibi:

Çiçekler açmadan bahar gelir mi

Çoban kavalından ayrı kalır mı?

Türkü bilmeyenler Türk’ü bilir mi?

Bu ulu çınarın dalı türküler…

Bazı şiirlerinde zamandan şikâyet ve geçmişe özlem sezilir. Fakat o, bu serzenişini de edebî ölçüler içerisinde, edebî üslupla, edeplice dile getirir:

Devlerin gölgesi vurdu zamana

Bir dudağı yerde, bir dudağı gökte.

Gökten üç elma düşüyor

Üçü de devin elinde.

Şahbaz atlı şehzade

Atını daha hızlı sür.

Al şu bahtsız çocukları

Kafdağı’na götür.

Şairin, Yahya Kemal için yazdığı şu mısralar da serbest şiirdeki yetkinliğinin ve anlatım gücünün göstergesidir.

“Bin Atlı” lar çekildi haşmetli çağlar ardına

Şiir ufuklarında kaybolan son atlısın sen

O “Eski Musîkî” bir “Hayal Beste” olur adına

Sonsuzluğa giden yolda şimşek kanatlısın sen

Yahya’sın, Kemâl’sin, Beyatlı’sın sen.

Hülasa; Ali ihsan Kekeç, yaylanın derinliklerinde gürül gürül akan bir kaynaktı.  Nihayet yeryüzüne çıkarak içi yananların tas tas içeceği bir memba sunuyor. Şiire susayanların yudum yudum içmeleri dileğimle Ali ihsan Kekeç’i tebrik ediyor, eserin okuyucusunun çok olmasını diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Cumhurbaşkanı Kalksın Demese… Cumhurbaşkanı Kalksın Demese…

YAYLANIN SESİNİN KARACAOĞLAN’IN NEFESİNİN DUYULDUĞU ESER: DAĞLARA VURUR YÜREĞİM Ali İhsan Kekeç… Karacaoğlan’ın içtiği sudan içmiş, saz...

BÖLGESEL ZAYIFLAMADA MUCİZEVİ YÖNTEM BÖLGESEL ZAYIFLAMADA MUCİZEVİ YÖNTEM

YAYLANIN SESİNİN KARACAOĞLAN’IN NEFESİNİN DUYULDUĞU ESER: DAĞLARA VURUR YÜREĞİM Ali İhsan Kekeç… Karacaoğlan’ın içtiği sudan içmiş, saz...

VİCDANLARIN SESİ! VİCDANLARIN SESİ!

YAYLANIN SESİNİN KARACAOĞLAN’IN NEFESİNİN DUYULDUĞU ESER: DAĞLARA VURUR YÜREĞİM Ali İhsan Kekeç… Karacaoğlan’ın içtiği sudan içmiş, saz...

İyi Ki Varsın Cumhuriyet İyi Ki Varsın Cumhuriyet

YAYLANIN SESİNİN KARACAOĞLAN’IN NEFESİNİN DUYULDUĞU ESER: DAĞLARA VURUR YÜREĞİM Ali İhsan Kekeç… Karacaoğlan’ın içtiği sudan içmiş, saz...


BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(1 Yorum)

SON EKLENEN HABERLER
KASKİ’nin Taşeron Firmasından Ekinözülü Öğrencilere Kitap Yardımı KASKİ’nin Taşeron Firması...

Kahramanmaraş Su ve Kanalizasyon İdaresi (KASKİ) Genel Müdür...

Cumhurbaşkanı Kalksın Demese… Cumhurbaşkanı Kalksın Dem...

TEOG sınavı gerek zamanı gerekse uygulanış biçimi ile bir fa...

Dulkadiroğlu Belediyesinden Erkenez Ortaokuluna Kırtasiye Yardımı Dulkadiroğlu Belediyesind...

Kahramanmaraş Dulkadiroğlu Belediyesince 2 bin 500 öğrenciye...

Verilmiş Sadakaları Varmış Verilmiş Sadakaları Varmı...

Kahramanmaraş eğitim camiasının yakından tanıdığı, İl Mill&#...

Okul yöneticilerine “Taşımalı Eğitim” anlatıldı Okul yöneticilerine ̶...

Kahramanmaraş Dulkadiroğlu İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü Yıl...

Ekinözü’nde Mahallelere Kilit Parke Taşı Döşeniyor Ekinözü’nde Mahallelere K...

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin ve Ekinözü İlçe Bele...

Milli Eğitim Müdürü  AKKURT´un İlköğretim Haftası Kutlama Mesajı; Milli Eğitim Müdürü AKKU...

Kahramanmaraş İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Emin Akkurt 2017...

Kahramanmaraş’ta Kurutmalık Sarılop İncir Kahramanmaraş’ta Ku...

Subtropik meyvelerin kraliçesi olan incir, tüm dünyada olduğ...

Tema Vakfı 25 Yaşında Tema Vakfı 25 Yaşında

Yaşanabilir bir gelecek için bu topraklarda umut yeşerten TE...

Yazık! Bir Fidan Daha Gitti Yazık! Bir Fidan Daha Git...

19 Yaşındaki Genç Kız Av Tüfeğiyle Yaşamına Son Verdi. Afşin...

FOTO GALERİ
YAZARLAR HABERLERİ
VİDEO GALERİ