‘Öğretmenlik bir olgunlaşma serüvenidir. Öğretmenliği birine bir şey öğretmek zannediyorlar. Öğretmenlik bir insanın kendi öğrenme yolculuğudur, kendi olgunlaşma serüvenidir. Öğretmen kendi olgunlaşırsa çocuğa bir faydası olur.’ Ziya Selçuk…

Sayın Bakan Öğretmenleri çok seviyor. Tam anlamıyla bir öğretmen dostu olan Sayın Bakan Öğretmenlerin kaybettiği tüm moral değerlerini yeniden kazandırma çabası içinde olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Temmuz 2018: Prof. Dr. Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapılan törende bir önceki Bakan İsmet Yılmaz’dan görevi devraldı.

19.07.2018: Bakan Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığına atanması dolayısıyla kendisine gönderilen tebrik çiçeklerini Ankara’daki çeşitli okullara iletiyor.

20.07.2018: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenler için gelen performans değerlendirme sisteminin artık uygulanmayacağını açıkladı. Selçuk konuyla ilgili olarak, “Performans kriteriyle ilgili düzenleme işlevsel değil” ifadesini kullandı. Ayrıca, öğretmenlere sağlık özrü konusunda bir kolaylık, rahatlama getirileceğini bildirdi.

20.07.2018: 3 Yıllık Program açıklayacağız. “Biz bir gökdelen inşa ediyoruz. Bunun için elbirliği ile bir milli mutabakat sağlamamız gerekiyor. Biz eğitime belli bir kapalı alanda kurum olarak görmüyoruz. Demokrasi ile ekonomi ile doğrudan ilişkili. Diploma temelli değil, vasıf temelli bir anlayış sergileyeceğiz. Bize biraz izin verin, biraz çalışalım. Hemen bir şey yapalım isterseniz, eski hataları tekrarlarız. Biz ya gemimizi inşa ederiz, ya da sel bizi alır götürür.”

21.07.2018: Ziya Selçuk, öğretmenlere hitaben bir mektup yazdı. Tüm öğretmenlere e-posta yoluyla ilettiği mektubunda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Milli Eğitim Bakanı olarak göreve başladığını belirten Bakan Selçuk, okulu, öğretmenler odasını bilen ve o günleri daima hatırlayan biri olarak öğretmenleri en kalbi duygularla selamladığını ifade etti.

Meslek hayatına öğretmen olarak başladığını, daha sonra akademisyen ve yönetici olarak çeşitli üniversitelerde, kurumlarda görev yaptığını anlatan Ziya Selçuk, ömrünün okullarda, eğitim ortamlarında geçtiğini, bazı öğretmen arkadaşları ile birçok çalışmada aynı havayı teneffüs ettiklerini, aynı mekanları paylaştıklarını aktardı.

Bakan Ziya Selçuk mektubunda, ‘Sizlerin neler hissettiğinin, neler düşündüğünün farkındayım. Şimdi, Milli Eğitim Bakanlığının koridorlarında benim şahsımda temsil edildiğinizi; aklımda, düşüncemde, gönlümde, duygularımda hissiyatınızın taşındığını bilmenizi isterim. Samimiyetle ifade etmek isterim ki görevimi ifa ederken en önemli güvencem siz değerli meslektaşlarım olacaktır. Başarılı olacaksam bu, sizlerin sayesinde, desteği, duası ve katkılarıyla olacaktır. Günümüz dünyasında kişilere atfedilen değer, insanlara duyulan saygı, aslında çalıştıkları kuruma verilen değer ve saygı ile doğru orantılıdır. Bu itibarla her bir öğretmen arkadaşımın, Milli Eğitim Bakanlığının değerli bir mensubu ve Bakanlığımızın saygın bir bireyi olmakla gurur duymasını istiyorum. Yine Bakanlığımızın yaptığı her güzel işi ve gerçekleştirdiği her anlamlı faaliyeti öğretmenlerimizin ‘Bunu benim Bakanlığım yaptı’ diye sahiplenmesini ve benimsemesini istiyorum.’ ifadelerine yer verdi.

Sayın Bakan; ‘Biz bir gökdelen inşa ediyoruz. Bunun için elbirliği ile bir milli mutabakat sağlamamız gerekiyor. Biz eğitime belli bir kapalı alanda kurum olarak görmüyoruz. Demokrasi ile, ekonomi ile doğrudan ilişkili. Diploma temelli değil, vasıf temelli bir anlayış sergileyeceğiz. Bize biraz izin verin, biraz çalışalım. Hemen bir şey yapalım isterseniz, eski hataları tekrarlarız. Biz ya gemimizi inşa ederiz, ya da sel bizi alır götürür.’ Diyor.

Bence Sayın Bakan önceki Bakanlara hiç benzemiyor. Eğitimin içinden geldiği her halinden her sözünden belli oluyor. 16 Yıl kaybedilen Eğitim işlerinde üç/dört ayın lafı mı olur. İstediğiniz zaman size feda olsun Sayın Bakan. Umarım eski Bakanları olumsuz yönlendiren Bürokratları görevlerinden uzaklaştırarak başlarsınız değişime…