Maraşta Haber
Maraşta Haber

Seferilik Ve Hükümleri

Seferilik, lügatta herhangi bir mesafe gitmek demektir.Dini manada ise, bir kimsenin, ikamet ettiği yerden normal bir yolculuk süratiyle 90 km ve daha uzağa gitmesi veya gitmek üzere yola çıkmasıdır. Seferi olmayana “mukim” veya “hazarî” denir. Kur’an ve sünnette, seferilikle ilgili özel hükümler vardır. Seferi olan kişinin, yolun verdiği meşakkat veya gidilen yerle alakalı zorluklar sebebiyle […]

Seferilik Ve Hükümleri

02 Nisan 2014 - 20:05A+A-

Kahramanmaraş'ın güncel haberlerini Google News'ten takip edin !

Seferilik, lügatta herhangi bir mesafe gitmek demektir.Dini manada ise, bir kimsenin, ikamet ettiği yerden normal bir yolculuk süratiyle 90 km ve daha uzağa gitmesi veya gitmek üzere yola çıkmasıdır. Seferi olmayana “mukim” veya “hazarî” denir.

Kur’an ve sünnette, seferilikle ilgili özel hükümler vardır. Seferi olan kişinin, yolun verdiği meşakkat veya gidilen yerle alakalı zorluklar sebebiyle bu hükümlerden faydalanma  ruhsatı verilmiştir.

Fıkıh âlimleri, seferilik hükümlerinin uygulanabileceği mesafenin belirlemede bir takım esaslar getirmişlerdir. Seferi sayılabilmenin şartı olarak esas alınan mesafenin belirlenmesinde İslam âlimleri arasında iki farklı yaklaşım vardır. Bunlardan birisi 90 km’lik mesafe katetmek; ikincisi, üç günlük yol mesafesi gitmek. Buna göre bir yolcu, üç gün boyunca ve günde ortalama 6 saat (toplam on sekiz saat) yolculuk yapsa gittiği yerde seferilik hükümlerinden faydalanır.

Seferiliğin hükümlerinden faydalanacak kişinin bu yolculuğu kendisinin veya eşinin doğup büyüdüğü veya kendisinin maişetini sağlamak için çalıştığı yer olmamalıdır. Bu sebeple İslamâlimleri “vatan” mefhuma açıklık getirmek üzere bazı tasniflerde bulunmuşlardır. Bu tasnife göre vatan üç türlüdür:

1. Aslî vatan: Bir kimsenin doğup büyüdüğü veya evlenip içinde yaşamak istediği veya içinde barınmayı kasd edip, başka yeri vatan edinmek istemediği yerdir. Böyle bir yerde ikamet etmekten vaya yolculuk yapmaktan dolayı seferi olunmaz.

2. İkame Vatan: Bir kimsenin, içinde on beş günden fazla kalmak üzere yerleştiği yerdir. Askerlik, öğrencilik, işçilik veya memurluk gibi hizmetler sebebiyle sürekli bir şekilde yerleşilmeyen beldeler on beş günden fazla kalmaya niyet edilmesi yüzünden “ikâmet vatanı” niteliğindedir. Burada ikamet edildiği sürece seferi olunmaz. Ancak bir kimse 90 km ve daha fazla mesafede uzak bulunan asli vatanına gidip geri dönerken yolda seferilik hükümlerine tabidir.

3. Süknâ vatanı: Bir yolcunun, içinde on beş günden az oturmak istediği yerdir. Böyle bir yere gelen yolcu on beş günden az kaldığı süre içinde “seferî” sayılır.

Seferi hükmünde olanlar için bir takım kolaylık ve ruhsatlar getirilmiştir. Ayet- kerimede bu ruhsatlardan şu şekilde söz edilmektedir:

“Eğer kâfirlerin size fitne vermesinden korkarsanız, yeryüzünde sefere çıktığınız zaman namazları kısaltarak kılmanızda bir sakınca yoktur.” (en-Nisa, 4/101).

Seferiliğin hükümleri:

Dinen seferi sayılabilmek için kişinin 90 km ve daha uzak bir yere gitmeye niyet etmesi gereklidir. Sefere niyet etmeyen kişi söz konusu mesafeyi aşsa bile seferi sayılmaz. Diğer taraftan seferilikte; asker komutanına, öğrenci öğretmenine, kadın kocasına tabidir. Tabi olunanın niyet etmesi yeterlidir. Ayrıca sefer için tek başına niyet yeterli değil, kişinin ayrıca yola çıkmış olması gerekir.

Hanefilere göre, yolcu hangi sebeple çıkarsa çıksın seferilik hükümlerine tabidir. Ancak Şafii Maliki ve Hanbelilere göre, hac, umre, ibadet, ticaret ilim ve sılayı rahim gibi mubah fiilleri yapmak üzere olan kişi nacak seferiliğin hükümlerine tabi olur. Adam öldürmek, yol kesmek, şarp vb. haram fiilleri işlemek üzere yola çıkan kimse seferi sayılmaz.

Sefer halinde meşakkat bulunduğu için İslam’da yolcular hakkında bazı kolaylıklar tanınmıştır. Seferi olan kimse, dört rekatlıkfarz namazı iki rekat şeklinde kısaltarak kılabilir. Eğer vakti müsait olursa sünnetleri kılması daha efdaldir.Yoksa, sünnetleri terk eder.  Seferler, Ramazan ayındaki yolculuklarında oruçlarını kazaya bırakabilirler. Ancak seferi oldukları halde tuttukları oruçlarını ayrıca kaza etmeleri gerekmez.

Hanefiler dışındaki diğer üç mezhebe göre, seferi olan kimse, namazlarını birleştirme imkanı da sahiptir. Yani öğle ve ikindiyi öğle veya ikindinin vaktinde; akşam ve yatsıyı, akşam veya yatsı vaktinde birleştirerek kılabilir. Buna cem-i salat denir. Hanefilere göre ise, cem’ Hac esnasında sadece Arafat ve Müzdelife’de yapılabilir.

Yolculukta, sabah namazı sünneti hariç diğer sünnetler, hiçbir sebep bulunmaksızın binit üzerinde kılınabilir; farz namazları ise, mazeret bulunmadıkça yerde kılınır. Yolcu ayrıca Cuma ve Bayram namazlarını kılmak ve kurban kesmekle mükellef değildir. Bunları yerine getirmesi isteğine bağlıdır. Ancak vakti el veriyorsa özellikle Cuma namazına katılması daha uygundur.

Seferi olanlara tanınan bir diğer ruhsat da mestleri üzerine mesh sürelerinin üç gün ve üç gece olmasıdır.

Seferilik hükümlerinden faydalanıp faydalanmamak hususunda mezhepler arasında ihtilaf vardır. Hanefilere göreseferi olan bir kimsenin namazlarını kısaltması vaciptir. Farzları dört rekât olarak kılınması ise mekruhtur. Çünkü bu ruhsat Allah’ın ikramıdır ve ikramı geri çevirmek doğru değildir. Ama buna rağmen Hanefi mezhebine mensup olan biri namazı iki rekât yerine kısaltmadan dört rekât kılarsa bu namazı tekrar kılması gerekmez. Fazladan kıldığı iki rekât nafile sayılır. Şafii mezhebine göre ise ruhsat olan, kısaltmak değil tam kılmak olduğundan namazları kısaltmadan kılmak daha evladır.Malikilere göre, seferde namazı kısaltarak kılmak müekked sünnettir.

Bir misafir, bulunduğu yerde onbeş gün durmayı niyet etmeyip bugün, yarın çıkacağım diye uzun zaman orada kalacak olsa, yine seferilik hükmüne tabidir. Öyle ki, bir beldeye gidip belli bir işini gördükten sonra dönmek kararında olan bir kimse, o işin onbeş günden az bir zamanda yapılamayacağını bilmedikçe yine sefer hükmünden çıkmaz, mukim sayılmaz. Eğer onbeş günden önce bitmeyeceğini biliyorsa, niyet etmese bile mukim sayılır.

Mukim olan bir kimse, sefer halinde kazaya kalmış olan namazlarını ikişer rekat kılar. Sefer halinde bulunan kimse de, ikamet zamanında kazaya kalmış namazlarını dörder rekat olarak kılar.

Mukim misafire, misafir de vakit içinde mukime uyabilir. İmam olan misafirin, namazdan önce veya namazdan sonra cemaate bu durumunu hatırlatır. Seferi, mukime uyduğu takdirde dört rekâtlı bir farz namazını mukim gibi tam olarak kılar.

Bir kimse içinde doğup büyüdüğü veya evlendiği yeri terk edip başka bir beldeye yerleşse, artık önceki vatanı, asıl olmaktan çıkar. Sonradan orada olsa, onbeş gün oturmaya niyet etmedikçe, farz namazlarını dörder rekât kılması gerekmez. Fakat asıl vatanından geçici olarak çıkıp başka bir yeri ikamet vatanı edindikten sonra asıl vatanına dönse, niyete muhtaç olmaksızın mukim olur, namazlarını tam olarak kılması gerekir.

Bir kimse yolculuğu sırasında bir beldede bir ay kalmaya niyet edip bu kadar durduktan sonra tekrar yola çıksa veya diğer bir beldeye gidip orada en az onbeş gün oturmaya niyet etse, artık evvelki belde ikamet vatanı olmaktan çıkmış olur. Oraya tekrar dönmekle mukim olmaz. Orada mukim olabilmesi için tekrar en az on beş gün oturmaya niyet etmesi gerekir. Fakat ikamet vatanından ikamet müddeti içinde geçici bir iş için sefer müddetinden az bir kaç saatlik yola gidip dönmekle ikamet vatanı bozulmaz.

Bir kimse sürekli yaşamakta olduğu vatanından ayrılıp, ziyaret vb. amaçlarla 90 km. ve daha uzak yerde yerleşik olan anne-babasının yanına giderse seferilik hükümlerine tabi olur. Dolayısı ile gittiği yerde 15 günden daha az kalmaya niyet ettiği takdirde seferi olur.(Mevsıli, el-İhtiyar, I, 79

Fıkıh kaynaklarında geçtiği üzere; “İki yerde eşi, evi-barkı bulunan bir kimse bunlardan hangisinin yanına gitse mukim olur.(Mevsıli, İhtiyar, İst.,ts. , I, 81;

Bir kimsenin birden fazla asli vatanı olabilir. Günümüzde imkanı olanların yazlıkları birer vatan-ı aslidir. Bu itibarla, kişi, kendisine ait bulunan yazlık ve kışlık evinde namazlarını tam kılar. Kişi iş icabı veya durum gereği her iki şehri de asli vatan edinmişse, her iki şehirde de dört rekatlı farz namazları tam kılar.

Bir kimsenin doğduğu, evlendiği, içinde yerleşmeye karar verdiği yeri terk etmeyi düşünmeyerek; öğrencilik, işçilik, memurluk ve askerlik gibi sebeplerle uzunca bir zaman oturduğu veya yolculuğa çıkıp en az on beş gün veya daha fazla kalmaya niyet ettiği yerler ise ikamet vatanıdır. İkamet vatanında namazlar mukim olarak kılınır. Bu gibi bir yerde 15 günden az kalacaksa, namazlarını kasr eder (Haddad, el-Cevheratü’n-neyyire, I, 342).

Vatanından çıkıp en az üç günlük uzaklıkta olan bir köye gitmek isteyen kimse, daha oraya gitmeden yolda bir beldede onbeş gün oturmaya niyet etse, bir görüşe göre burası bir ikamet vatanı olur. Diğer bir görüşe göre ise, olmaz.

Vatanından sefer niyeti ile ayrılıp henüz üç günlük bir mesafe almadan vatanına dönmek isteğinde bulunan bir yolcu, dönüp daha vatanına gitmeden önce, geriye dönüşü ile namazlarını tam olarak kılmaya başlar. Çünkü böyle bir yolculuğu bozmakla yolculuk bırakılmış olur.

İki beldede birer zevcesi olan kimse, bunlardan herhangisinin yanına giderse mukim sayılır. Fakat bunlardan biri vefat eder de, bulunduğu beldede kendisine ev, bağ ve bahçe gibi şeyler kalacak olsa, oraya gitmekle mukim sayılmaz. Fakat diğer bir görüşe göre, orası yine onun vatanı sayılacağından mukim olmuş olur.

 

 

                                                                    Mehmet Seri DOĞRU

K. Maraş İl Vaizi

 

 

 

 

Kahramanmaraş'ın güncel haberlerini Google News'ten takip edin !
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Sultangazi Spor Şenliği’nde gösteri maçını Ahmet Çakar yönetti Sultangazi Spor Şenliği’nde gösteri maçı...

Birçok sportif faaliyeti ilçe sakinleriyle buluşturan Sultangazi Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile bu yıl 11. Spo...

Aşırı takım sevgisi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor Aşırı takım sevgisi sağlık sorunlarını b...

2014 Dünya Kupası sırasında Brezilyalı seyircilerle gerçekleştirilen araştırmada takımlarına aşırı bağlı taraftarların canlı maç izlerk...

Milli karateciler spor severlerle bir araya geldi Milli karateciler spor severlerle bir ar...

2020 Tokyo Olimpiyatları öncesinde müsabakalara hazırlanış aşamaları ve unutulmayan anıların konuşulduğu organizasyona katılan Kağıthan...

Ekim ayında en çok Galatasaray konuşuldu Ekim ayında en çok Galatasaray konuşuldu...

Geçtiğimiz ekim ayında Avrupa’nın devleriyle karşılaşan Galatasaray, sahasında konuk ettiği Real Madrid ve PSG maçlarından puansız ayrı...


BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
“BAYRAM DUÂSI” “BAYRAM DUÂSI”

Gâlip Erdem Ağabeyimizin azîz hâtırasına duâlar ve Fâtihalar...

Kahramanmaraş Kamu-Sen İsrail Vahşetini Protesto etti Kahramanmaraş Kamu-Sen İs...

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Ziya YENİPINAR, İsrail vahşet...

Kahramanmaraş’ta İsrail’in Yaptıkları Lanetlendi Kahramanmaraş’ta İs...

Ramazan Ayında, İsrail’in Kudüs ve Filistinlilere yapm...

Biriz Edebiyat Cemalettin Gündoğan İle Fasl-ı Muhabbet Grup Atışması 36 Biriz Edebiyat Cemalettin...

BİRİZ EDEBİYAT CEMALETTİN GÜNDOĞAN İLE FASL_I MUHABBET 221.G...

İSRAİL’E MEKTUP  İSRAİL’E MEKTUP 

Yüce Allah’a bile toplu isyan ettiniz,  Et verdi helva verdi...

ABT Projesi Öğrenci Buluşmaları Gerçekleşti ABT Projesi Öğrenci Buluş...

Akademik Başarı Takibi Projesi (ABT) Öğrenci Buluşmaları kap...

PIRLS Kapsamında Çevirimiçi Okuma Etkinli Yapıldı PIRLS Kapsamında Çevirimi...

Kahramanmaraş Valisi Ömer Faruk Coşkun, İl Millî Eğitim Müdü...

ANNELER GÜNÜ  ANNELER GÜNÜ 

Anna jarvis kilisede anne günü kutladı.  Zavallı Müslümanlar...

 ANNELERİMİZ  ANNELERİMİZ

Vatan gibi kutsal, ekmek gibi mübârek, Türkçe gibi nezih, su...

KADİR GECESİNE HAZIR MIYIZ?  KADİR GECESİNE HAZIR MIYI...

Cumartesi gününü Pazar gününe bağlayan gece, Kadir gecesidir...

FOTO GALERİ
YAZARLAR HABERLERİ
VİDEO GALERİ